Öncelikle merhabalar arkadaşlar, sonsuz selam olsun her birinize.
Daha önce bildiğiniz gibi bazı tespitlerde bulunmuştum, bu sabah kahvaltıda neden keriz gibi, her şeyi dünyada en pahalı fiyattan alıyoruz diye düşünürken -evet kahvaltıda bunu düşünüyordum- aklıma bir şey geldi, ilk önce sevindirik oldum, daha sonra dedim ki: "lan bunu düşünmek çok zor değil ki, gayet basit bir mantığı var." ama bulduğum şey, merak ettiğim şey değildi. Neyse, girizgah yeterli zannımca, içeriğe geçelim...
Güzel canlar, düşündünüz mü niye ota boka vergi veriyoruz? Niye ödediğimiz paralar yol-su-elektirik olarak bir tarafımıza girizliyor, ve hatta çoğu zaman yol-su-zluk olarak açıkça görülüyor? Niye ödüyoruz lan bu vergileri diye düşündünüz mü? Ben düşündüm işte.
Şimdi aradan bazı laleler fırlayacak, diyecek ki;" e devletin sosyal devlet, sosyal devlet olabilmesi için maddi kaynağa ihtiyacı var" filan fıstık. Böyle diyorsan bişiy diyim mi? Sen var ya yönetilmeye mahkumsun arkadaş, bir haltı sorgulayamazsın sen.
İddia şu ki; Eğer devlet sosyal devlet olabilmek için benim parama ihtiyaç duyuyorsa o devlet ancak bir kişinin parasını kontrol eden ekonomik danışman olabilir. Bu ise sosyal devlet ilkesine tamamen aykırıdır.
Destek iddiam da şu ki; Sosyalist olmayan sosyal bir devlet olamaz. Zira birinci iddiada da değindiğim gibi sosyal devlet, bir banka gibi çalışmaktan öte -bankalar da paranızla yatırım yapar ki bunun genelde farkına varmazsınız- evet bir banka gibi çalışmaktan öte üretim yapmalı, ihtiyaç fazlasını dışarı satmalıdır. Kazandığı kar ile yeni iş olanakları açmalı, mevcut teknolojileri geliştirmeli, buna ek olarak parklar, bahçeler yapmalıdır. Uretim yapmayan, ve hatta bunun yanında mevcut kuruluşlarını da 'babalar gibi' satan devlet, halkın gözünü ancak tek bir şekilde boyayabilir:
"ALDIĞI ÖKUZ GİBİ VERGİLERLE PARKTI, CAMİYDİ YAPARAK, SOSYAL DEVLET TAKLİDİ YAPARAK!"
İşte bu yüzden dostlarım, devlet yüksek vergiler alıyor, dünyanın en pahalı doğalgazını, en pahalı internetini, en pahalı petrolünü kullanıyoruz. Çünkü devlet, kendi propagandasını yapmak için bir kısmını kendi içtiği, bizden aldığı taze kanın bir kısmını önümüze koymak zorunda.
İşte bu yüzden iddia ediyorum: Türkiye Cumhuriyeti, sosyal bir devlet yapısına sahip değildir, sosyalist bir devlet olana kadar olmayacaktır da.
Not: neden tespit değil malumun ilanı dediğimi öğrenmek için devletin 1923 yılında kabul ettiği misak-ı iktisadi'yi ve izmir iktisat kongresini okuyun. Devletin zaten kapitalist olmayı seçtiğini oradan anlayabilirsiniz...
Sonuna kadar okuyabildiyseniz tebrikler, teşekkürler, ve okuyana da okumayana da sevgiler...















Comments
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
Previous PageNext Page